<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.com/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Yeni &#221;slam Forumu</title>
  <link>http://www.yeniislam.com/</link>
  <description>XML içerik linki; Yeni &#221;slam Forumu : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2008 Prosperity-Inside.Com - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 22:51:20 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 17:56:06 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>pinForum</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yeniislam.com/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Yeni &#221;slam Forumu</title>
   <url>http://www.yeniislam.com/forum_images/logo.gif</url>
   <link>http://www.yeniislam.com/</link>
  </image>
  <item>
   <title>Annemde kemik çürümesi var ameliyat olacak 500 ya</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=873&amp;PID=14668#14668</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=325" rel="nofollow">Mukaddesel</a><br /><strong>Konu:</strong> Annemde kemik çürümesi var ameliyat olacak 500 ya<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 30 Temmuz 2010 Saat 17:56<br /><br /><EM><FONT color=#800080 size=3 face="Comic Sans MS">Annemde kemik çürümesi var ameliyat olacak 500 yasin Okutuyoruz..Fakat Her ferde 1 yasin düşüyor.Bir kişinin 2 tane okumaması gerekiyor...Allah rızası için katkıda bulunabilir misiniz... </FONT></EM>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 17:56:06 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=873&amp;PID=14668#14668</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14667#14667</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=24" rel="nofollow">Turgut</a><br /><strong>Konu:</strong> MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 29 Temmuz 2010 Saat 21:11<br /><br />&nbsp; <P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Sevgili Hüdai Bey Merhaba,</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm"><BR></P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Öncelikle Kaliteli ve fikir dolu ve de ilk olması gibi özellikleri ile sizi takdir ediyor ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ediyorum.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">İleri sürdüğünüz &#8220;tersinim teorisi&#8221; zihnimde yaptığı çağrışımlara göre Kuran ile ve Evrensel gerçekler ile bana göre örtüşüyor.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Yüce Yaratanın yarattığı her şey bence de &#8220;ilk&#8221; ortaya çıkışında tam ve mükemmeldir. Bu durum tek yaratıcıya has bir özelliktir. (Çünkü O bizim gibi sonradan deneyimler ile öğrenen bir durumda değildir.)</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Kurandan ilk aklıma gelen ifadeler &#8220;insanın ahseni takvim&#8221; olarak yaratıldığı ve sonra aşağıya indirildiğidir.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Yaşamda gördüğümüz durum ise yine dediğiniz gibi sonraya doğru bünye olarak hep kayba gidiş şeklindedir biraz önyargısız gözlem ile bu bence görülür.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Fakat tersinim teoriniz bir yönü ile öyle bir yere getiriyorki adeta sonuçta diyebilirizki: biz ve bu evren aslında &#8220;gelecekten gelip ona dönen&#8221; bir yapıdadır.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Bu yönü ile sahiplendiğim bir fikir ile de örtüşüyor şöyleki: Evrenimiz aslında bir süper evren veya &#8220;geleceği&#8221; veya &#8220;Ahiret evreni&#8221; içindedir. Onun tarafından yani &#8220;gelecekten&#8221; gözlemlenmektedir ve onun içinde yahut indindedir.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">fakat oradan (gelecekten) ışık buraya gelmediği için biz orayı gözlemleyemiyoruz. Ve ayrıca bunu gösteren bir şey, evrenin gittiği yere (geleceğe) arkası dönük bir şekilde gittiğidir. Çünkü evrende nereye baksak hep "geçmişi" görüyoruz. Yani geleceğe "arkası dönük" durumdayız ve Kuran derki biz onları "göremeyecekleri yerden kuşatmış durumdayız" diğer bir ifadede: Allah onları, arkalarından (veralarından) kuşatmıştır.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Bu biraz uçuk gibi görünen fikir olabilir ancak ben Allahın beka sıfatını şu an ve her an yaşadığını,</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">bir zamandan diğerine doğru bir hareket halinde olmadığına inanıyorum (biliyorum) hatta kıdem ve Beka sıfatının aynı, ve &#8220;vahdaniyet&#8221; sıfatı ile birleştiğini, bu yüce sıfatların&nbsp;&#8220;mutlak varlık&#8221; anlamındaki &#8220;Vücud&#8221; sıfatının sıfatları olduğunu düşünüyorum. Allahın mutlak sonsuz vücud sıfatı &#8220;mekanın mekanıdır.&#8221; Kıdem ve beka sıfatı zamanın zeminidir.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Şunu da hatırlatmalıyımki kuranda Ahiret (gelecek) kavramı hep Allah ile birlikte zikredilmektedir. Ondan geldik, gidişimiz onadır ona döneceğiz.</P><P style="MARGIN-BOTTOM: 0cm">Sevgi ve selam ile,</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 29 Jul 2010 21:11:41 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14667#14667</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>DOĞAL SELEKSİYON MU? DOĞAL ELENME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=872&amp;PID=14666#14666</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=322" rel="nofollow">Hüdai ÇAKMAK</a><br /><strong>Konu:</strong> DOĞAL SELEKSİYON MU? DOĞAL ELENME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 28 Temmuz 2010 Saat 12:45<br /><br /><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN>DOĞAL SELEKSİYON MU? DOĞAL ELENME Mİ?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Charles Darwin ortaya attığı evrim teorisini doğal seleksiyon mekanizmasına bağlamıştır denilebilir. Bu mekanizmaya verdiği önem kitabına; Türlerin Kökeni, Doğal Seleksiyon Yoluyla ismi vermesinden de açıkça anlaşılmaktadır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Doğal seleksiyon doğal seçme demektir. Doğadaki yaşam mücadelesi içinde, doğal şartlara uygun ve güçlü canlıların hayatta kalacağı, diğerlerinin eleneceği varsayımına dayanır. Bu varsayımının doğada canlılar arasında mücadele kadar dayanışmanın da var olduğu göz önüne alınmadan ortaya atıldığı açıktır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin bu konuda Türlerin Kökeninde şunları yazmaktadır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><B><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>-Burada görüyoruz ki insanın bir ırkı yöntemli olarak geliştirirken yaptığı gibi tek tek çiftler ayırmanın gereği yoktur. Doğal seçme bütün üstün bireyleri saklayarak ayıracak ve özgürce çaprazlanmaya bırakacaktır ve elverişsiz bütün bireyleri yok edecektir.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<o:p></o:p></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>-Geleceğe şöyle kâhince bir göz atıp diyebiliriz ki her sınıfın büyük ve başat gruplarından olan çok yayılmış ve sık rastlanan türler sonunda üstün gelecek ve yeni başat türler türeteceklerdir. </B></FONT></FONT><o:p></o:p></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<B><o:p></o:p></B></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>-Doğal seleksiyon ise canlılar arasındaki sadece güçlünün yaşam hakkı kazandığı amansız bir yaşam savaşıdır. </FONT></FONT></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><o:p></o:p></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<o:p></o:p></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>-Canlılar devamlı bir yaşam savaşı vermekte, evrimleşmeyi yeterince başaramayan canlılar, başararak üstün duruma gelen canlılar tarafından elemine edilirler. Bu nedenle bu gün yaşayan türlerden çok azı nesillerini çok uzak geleceğe iletebilecektir. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><FONT size=3><FONT face=Arial><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">Darwin evrim teorisinde doğal seleksiyon mekanizmasını kurgularken Malthaus&#8217;un Nüfus isimli eserinden oldukça etkilenmiştir diyebiliriz.<o:p></o:p></SPAN></FONT></FONT></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Malthaus adı geçen kitabında canlıların orantısız olarak çoğaldıklarından, Dünyanın belirli bir kapasitesinin olduğundan, canlıların belirli olan bu kapasitesinden yaralanmak için aralarında savaştıklarından, savaşı kazananların ancak yaşama hakkını kazanabildiklerinden bahseder.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Nitekim Darwin ünlü kitabında:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>-Doğal seçme yaşama savaşının, oda büyük bir hızla çoğalmanın sonucudur </FONT></FONT></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">diye yazmaktan kendini alamamıştır.<o:p></o:p></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Görüleceği gibi teoriye doğa sadece güçlü olanlara yaşam hakkı tanımakta, zayıf olanları elemine etmekte, bu elemine sonucunda canlılar zaman içinde güçlenip geliştiği sonuçta evrimleştiği ön görülmektedir. Bu gelişime insanlarda dahildir. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu seçiş canlıların doğallığından olan yaşama ve üreme gayretlerinden kaynaklanmaktadır denilebilir. Bu seçişte bilinç söz konusu değildir. Çünkü evrim en baştan bir planlamayı yani bilinci ret eder. Fakat pek çok bilim insanı aynı fikirde değildir. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>*******<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin&#8217;e göre canlılar hayatları boyunca müthiş bir yaşam mücadelesi içindedirler. Güçlü olanlar yaşar, güçsüz olanlar ise elemine edilir, hayat sahnesinden silinirler.<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><B><o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Örneğin aslanlar tarafından tehdit edilen bir geyik sürüsünde zayıf ya da hastalıklı olanlar (hızlı kaçamayanlar) yakalanacak, daha hızlı koşabilen sağlıklı ve güçlü geyikler kurtulacak, dolaysıyla hayatta kalacaklardır. Böylece zayıflar elenecek, hızlı ve güçlü olanlar yaşamlarını devam edecek, geyik sürüsü hızlı, güçlü ve sağlıklı bireylerden oluşacak; bu bireyler hızlarını, güçlerini ve sağlıklarını diğer nesillere aktarma fırsatı bulduklarından daha gelişkin (evrimleşmiş) geyik sürüsü ortaya çıkacaktır. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Burada yakalama işi avcının geyik sürüsü içindeki zayıfları, güçsüzleri, sağlıklarını kaybedenleri diğerlerinden ayırabildiği şeklindedir. Diğer ifade ile avcılar zayıf ve hastalıklı olanları diğerlerinden ayırabilmekte, bunları avlayarak sürünün sağlıklı ve güçlü bireylerden oluşmasını sağlamakta, bu yolla doğal seleksiyonu gerçekleştirmektedirler.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bir avcı av sürüsünün içindeki zayıf ya da hastalıklı olanları sağlıklı ve güçlü olanlardan ayırabilir mi? Bu soruya vereceğimiz cevap evettir ve doğal bir melekenin sonucudur. Bu meleke hızlı koşma, keskin dişler, sivri pençeler ve bunlara uygun vücut yapısı gibi avcılara verilmiş avını daha kolay yakalamasına sağlayan özelliklerden sadece birisidir.<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Böyle bir özelliğin veriliş amacının nedeni de basittir.<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>Böyle bir özellik sayesinde avcılar yaralı, hasta ya da zayıf bireyleri seçip üzerlerine odaklanarak daha kolay avlanmaktadırlar. Şüphesiz ki hızlı kaçamayanları hızlı kaçanlara göre avlamak daha kolaydır. Bu derece basit bir gerçeği allayıp pullayarak evrimin en güçlü mekanizmalarından biri olarak göstermek son derece ilginçtir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN>Yukarıda verilen örneği göz önüne aldığımızda avcı tarafından avın seçilerek yani doğal seleksiyon sonucu yakalanmasından çok; hızlı kaçamayan hastalıklı ve zayıfların yakalanıyor olması daha mantıklı ve doğal değil midir?<SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Diğer ifade ile avcılar sürüdeki hasta ya da zayıfları kendilerine var oluşlarında verilen avlanmalarına kolaylaştıran özel melekelerle diğerlerinden seçip ayırabilmekte, hasta ve zayıf olanlar kaçamadıklarından daha kolay yakalanmakta, diğer ifade ile avcı daha kolay avlanmaktadır. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Görüleceği gibi yakalanma ya da yakalanmama işini bir seçişten çok kaçıp kaçamama olarak görmek daha doğru ve mantıklı olacağı kesindir. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Gerçekte doğal seleksiyonun bilime ve mantığa uygun çok daha akılcı bir açıklaması vardır. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Tersinim teorisi paralelinde olduğundan evrim teorisi taraftarları bunu kabul ederler mi bilemeyiz. Doğruluğu kanıtlanmamış bir varsayıma körü körüne bağlanıp doğru kabul etmenim sonuçları önemli değildir. Bu öngörümüzün delilleri canlıların inkâr edilemeyen kompleks yapılarıdır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bütün canlılar mükemmel olarak yaratılmışlar, yaşamak ve üremek için gerekli olan bütün mekanizmalar, yaşamsal avantajlar kendilerine eksiksiz verilmiştir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Fakat zaman yeninin eskimesi gibi canlıları da eskitmekte, zaman içinde ihtiyarlamakta, yaşam avantajları zayıflamakta ve hatta bir kısmını kaybetmektedirler. Dış şartların (mutasyonlar) çeşitliliği, gücü ve zaman tersinim olarak tarif ettiğimiz bu negatif değişimi derinden etkilemektedir. Diğer ifade ile canlılar zaman içinde evrimleşme bir yana sahip oldukları yaşamsal avantajlarını kaybetmekte ya da zayıflatmakta tersinime uğramaktadırlar. <SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Örneğin bir canlı yaralanır, bir yerini kırar ya da hastalanırsa yaşam avantajlarının en önemlilerinden bir kısmını yitirmiş olur. Bu arada savunma mekanizmaları zayıflar ya da tamamen kaybolabilir. Yaşam avantajını kaybeden bir canlının sonu da şu ya da bu yolla ölümü yani yok olma demektir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Anlatmaya çalıştığımız doğal seleksiyon yerine koyduğumuz doğal elenme mekanizması Darwin&#8217;in görmezlikten geldiği ekolojik düzen ile de tam manasıyla örtüşür.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Doğal seleksiyonun evrime neden olup olmadığı ise bir başka tartışma konusudur ama tüm doğal kanun ve ilkelere uyumlu olan, bu kanun ve ilkelerle desteklenen tersinim varsayımının evrime göre çok daha akılcı ve bilimsel olduğu açıktır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;</SPAN>Darwin de bu gerçeğin farkındaydı ve Türlerin Kökeni adlı kitabının sonlarında </FONT></FONT><B>faydalı değişiklikler oluşmadığı sürece doğal seleksiyon hiçbir şey yapamaz </B>demek zorunda kalmıştır. Her zaman olduğu gibi bu günde rastlantılarla faydalı değişikliklerin nasıl oluştuğu konusunda evrim teorisi taraftarlarının birkaç zayıf varsayım dışında söyleyecek fazla sözleri yoktur.<o:p></o:p></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN>Amerikalı ünlü biyokimya uzmanı Michael J. Behe Darwin'in Kara Kutusu adlı kitabında, doğal seleksiyon ile ilgili şunları söylemiştir:<B><o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>-Eksiltilemez bir biçimde kompleks olan biyolojik bir sistemin varlığı, Darwin'in evrimine çok güçlü bir tehdit oluşturacaktır. Çünkü biliyorduk ki, doğal seleksiyon sadece zaten önceden de çalışan sistemleri geçebilir. O halde, eğer bir biyolojik sistem aşama, aşama oluşmamışsa, geriye tek bir alternatif kalıyor demektir. Tek seferde tam ve eksiksiz bir şekilde ortaya çıkmıştır ki, doğal seleksiyonun bunda hiçbir rolü yoktur.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Gerek teorinin kurucusu Darwin, gerekse günümüzün pek çok bilim adamı doğal seleksiyon mekanizmasının evrimleştirici bir gücü olmadığını bizzat kendileri de itiraf etmişlerdir:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu Konuda Charles Darwin:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>-Teorimle ilgili güçlükler ve itirazlar şöyle sınıflanabilir. <o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Doğal Seçmenin bir yandan zürafanın kuyruğu gibi sinek kovmaya yarayan pek az önemli bir organ ve öte yanda, göz gibi şaşılası bir organ türetebildiğine inanabilir miyiz?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Günümüzün önde gelen evrimcilerinden biri olan, jeoloji ve paleoantropoloji profesörü Stephen Jay Gould ise doğal seleksiyonun evrimleştirici gücü olamayacağını şöyle ifade eder:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>-Eğer evrimin her biri doğal seleksiyon tarafından desteklenen uzun bir ara aşamalar dizisi içinde ilerlemesi gerekiyorsa, nasıl yoktan böyle ayrıntılı bir şey elde ediyorsunuz? <o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bir kanadın %2'si ile uçamazsınız. Başka bir ifadeyle, sadece (şu an onları gözlemleyemediğimiz için) çok daha ayrıntılı formlarda kullanılabilen yapıların bu başlangıç aşamalarını doğal seleksiyon nasıl açıklayabiliyor? <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu aşamada bir nokta diğerlerinden önde geliyor: başlangıç evrelerinin çıkmazı. Mivart bu problemi en önemli problem olarak saptadı ve bu bugün hala devam ediyor.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yukarıdaki eleştirilerin evrime gönülden inanmış bir bilim insanı tarafından yapıldığını dikkat çekeriz. Eleştirmenin bu özelliği eleştirileri daha geniş ve derin bir boyutluk kazandırır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN>Hüdai ÇAKMAK<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt"><FONT size=3><FONT face=Arial><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yazar<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial; FONT-SIZE: 12pt">Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı<o:p></o:p></SPAN></P><P style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" =Ms&#111;normal><o:p><FONT size=2 face="Times New Roman">&nbsp;</FONT></o:p></P>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 28 Jul 2010 12:45:09 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=872&amp;PID=14666#14666</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>VAROLUŞUN TEMEL TAŞI=MADDE VE EVREN</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=871&amp;PID=14665#14665</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=322" rel="nofollow">Hüdai ÇAKMAK</a><br /><strong>Konu:</strong> VAROLUŞUN TEMEL TAŞI=MADDE VE EVREN<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 21 Temmuz 2010 Saat 09:16<br /><br /><SPAN style="FONT-SIZE: 12pt; COLOR: #444444; FONT-FAMILY: 'Times New Roman','serif'; mso-bidi-font-size: 10.0pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-style: italic; mso-no-proof: yes; mso-fareast-: TR; mso-ansi-: TR; mso-bidi-: AR-SA"><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>VAROLUŞUN TEMEL TAŞI=MADDE VE EVREN<?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT size=3><FONT color=#000000><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Tersinim teorisi var oluşu bir bütün olarak görür. Bir bakıma sıkça ve uzun uzun tartışılmış olan canlılık konusundaki abiyogenez ve biyogenez görüşlerini bir noktada sentezler. Varoluşu canlılık ve cansızlık diye ayırmaz. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Tersinim teorisine göre varoluş madde ve madde ile ifade bulan yaşamın kompleks bütünlüğüdür. Varsa diğer evrenleri de kapsar.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Eserimizin amacı herhangi bir önkabule takılı kalmadan var oluş gerçeğini arayıp bulma olduğundan bu konu bizi yakından ilgilendirmektedir. Bu bölümde madde ve evrenin rastlantılarla oluşup oluşamayacağı sorusunun yanıtını bilimsel bulguların ışığında arayıp bulmaya çalışacağız. Okuyucu eserimizi öncelikle bu yönden değerlendirmelidir.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Bu görüşe göre eğer yaşam oluşacaksa her şeyden önce maddenin oluşması gerekir. Bu nedenle varoluş maddeyle başlar; kademe kademe bütünleşerek devam eder. Yaşamsal uygunluklar dediğimiz milyonlarca kompleks sistemler sırasıyla meydana gelip bütünleşir. Bir bakıma yaşam ve ekolojik düzen bu oluşumların en son aşamasıdır. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Aşağıdaki bölümlerde madde ve evren konusunda bilgiler vereceğiz. Buradaki amacımız varoluşun planlı ve kademeli bir gelişim sonucunda oluşmuş; kompleks, muhteşem ve eksiksiz bir bütün olduğunu, dolaysıyla bir Yaratıcı&#8217;nın varlığını göstermektir. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yaşamsal uygunluklar dediğimiz milyonlarca olgu bu büyük bütünün içindedir. Bu bütünlük yaşamsal uygunluklar için özel olarak düşünülüp planlanmış ve oluşturulmuş gibidir. Canlılık ve cansızlık bu büyük bütünün içindedir ve birbirini tamamlar.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İçinde bulunduğumuz ve uçsuz bucaksız sandığımız evrenin nasıl var olduğu, nereye gittiği, içindeki düzen ve dengeyi sağlayan kanunların nasıl varolup işledikleri her devirde insanların merak konusu olmuştur. Bilim insanları asırlardır bu konuyla ilgili sayısız araştırmalar yapmışlar, doğru ya da yanlış pek çok teoriler üretmişlerdir.</FONT></FONT><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evren veya kâinat, sonsuz uzayda bulunan tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bütünün adıdır. Evren astronomi ve astrofiziğin konu edindiklerinin tümüdür. Maddeyle ifade bulan her şeyi içinde barındıran dev bir varlıktır. İçinde her şeyin bulunduğu bu dev oluşum, sonsuzluk veya hiçlik olarak tanımlanan tek ve en büyük bütünün içinde yer alır. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Materyalizme göre uzay denen hiçliğin siyahlığı içindeki her şeydir evren. Hiçlik olarak tanımlanan sonsuzluğun içinde bir toz zerresi bile değildir fakat vardır. Sonsuz hiçliğin içinde bir toz zerresi bile olmamak fakat var olmak nedir? Bu ifadenin keskin ve açık bir çelişki taşıdığı açıktır.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp; </SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Tersinim teorisi evren dışılığı hiçlik olarak kabul etmez. Tersinime göre evren dışılık mahiyetini tam bilemediğimiz ezelden gelip ebede giden ve var olan Bir Bütündür. Bunun kanıtıda maddenin sakımı kanunudur.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evren gitgide genişleyen yarı çapı 8.5 milyar ışık yılı büyüklüğünde dev bir küredir. Hacmi saniyede yüz bin km hızla genişlemektedir.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evren (Kozmos), tüm varlıkları ve olayları içeren sistemdir. Bilim açısından bu terim gözlemlediğimiz evren olarak düşünülür. Bu nedenle bizden önceki ve sonraki evrenlerin varlığı da söz konusudur. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Sadece Samanyolu galaksimizde 400 milyor yıldız bulunduğu tahmin edilmektedir. Bizimkine benzeyen ya da benzemeyen milyarlarca galaksi vardır. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evreni dolduran bütün bu cisimler atom dışı üç esas gücün etkisiyle bir arada bulunur.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>a)-Nükleer Güç: Atomik çekirdeğin nötron ve protonlarını bağlar.<BR><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>b)-Elektromanyetik Güç: atomları oluşturmak üzere elektronları çekirdeğe bağlar.<BR><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>c)-Gravitik Güç: Uzaydaki cisimleri belirli yörüngelerde tutar.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold"><o:p><FONT color=#000000 size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Evren rastlantılarla mı var oldu?</B></FONT></FONT><FONT size=3> Son bilimsel bulguların gösterdiği gerçekler evrenin değişmez yasaların hüküm sürdüğü tam bir düzenlilik içinde olduğudur. Her parçası yerli yerine oturmuş, evrensel yasalarla işleyip denetlenen tam otomatik muazzam bir makine gibidir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Şüphesiz ki Güneş sistemi ve bu sistemdeki Dünyamız da bu makinenin bir paçasıdır.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İncelenince evrendeki bu yadsınamaz düzenliliğin bir amaca yönelik olduğu hemen fark edilir. Bu amaçta yaşam ve yaşamın devamlılığı olmalıdır.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Var oluşun birbirine zıt iki yanıtından herhangi birini savunanlar evrenin bu düzenliliğini inkâr etmezler. Bu konuda mutabıktırlar. Fakat aynı gerçeği farklı yorumlar getirirler.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Var oluşun bir Var Edicinin eseri olduğunu savunanlar evrendeki yadsınamaz düzenliliğin bir Var Edicinin varlığının en güçlü kanıtlarından biri olduğunu savunurlar. Nedeni ise düzenlikliklerin bilgi, irade, güç, madde ve yeterli zaman beşlemesinin sonucu olmasıdır. Bunlardan herhangi birinin olmaması düzensizlik, karmaşa, amaçsızlık demektir. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Bir Var Edicinin var olmadığını inananlar ise evrendeki düzenliliğin yoktan var, vardan da yok olmayan maddelerin zaten mevcut olan özelliklerin doğal sonucu olduğunu belirtirler. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Örneğin evrenin düzeninde en büyük rolü oynayan gravitasyon olarak anılan kütle çekimi maddeleri meydana getiren atomlarda doğal olarak var olan elektromanyetik gücün sonucudur. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Kütle çekiminin cisimlerin yoğunluğu ve kütlesiyle doğru orantılı olmasını yoğunluk ve kütle büyüklüğünün daha fazla atom, daha fazla atomun ise daha güçlü elektro manyetik güç anlamına gelmesi kanıtlar. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu nedenle evreni düzenleyen kanunlar maddelerin var oluşlarında kendilerinde bulunan özelliklerin doğal sonucudur. Bir irade tarafından ortaya konulmamıştır. Bu kanunların ve bu kanunların öngördüğü düzenlerin ortaya çıkmasında bütün bunları planlayan, yoktan var eden her hangi bir iradenin varlığı söz konusu değildir denilir. Denilir ama maddenn temeli olan atom ve molleküllerin yüzlerce atomiçi parçacıklardan meydana gelmiş sistemler bütünlüğü olduğu gözardı edilir.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Görüldüğü gibi her iki tarafça inkâr edilmeyen evrendeki mevcut düzen konusunda bile birbirine zıt iki görüş vardır.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bir Var Edicinin var olduğunu inananların bu konudaki görüşleri net ve kesindir. Bu nedenle en azından aralarında tartışmasızdır. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evrendeki düzenin maddelerin özelliklerinden oluşmuş kanunların doğallığı olarak kabul eden görüş ise tartışmaya açıktır. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Gerçekten de bazı özelliklere sahip olan madde zaman içinde oluşan rastlantıların yardımıyla evreni, güneş sistemini, dünyayı ve canlılığı kontrol etmekte, yön ve şekil vermekte midir?<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Böyle bir evrenin maddesel özellikler, zaman ve rastlantılarla oluşup oluşamaması, böyle bir oluşumun mümkün olup olmadığı bütün fiziksel değişkenler bir arada düşünülerek yapılan olasılık hesaplarıyla bilimsel olarak gösterilebilir. Böyle bir hesaplama bilimsel olduğundan aynı konu üzerinde birbirine zıt iki görüşü savunan gruplarca kabul edilmesi gerekir.</FONT></FONT><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Böyle bir hesaplama yapılmış, ortaya çok ilginç bir sonuç çıkmıştır.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu hesaplamayı ünlü İngiliz matematikçi</FONT></FONT></FONT><FONT size=3><FONT color=#000000><B> Prof. Roger Penrose</B> yapmıştır. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Prof. Roger Penrose bu hesaplamayı yaparken tüm fiziksel değişkenleri hesaba katmış, bunların kaç farklı biçimde dizilebileceğini dikkate almış ve içinde canlıların yaşayabileceği bir ortamın oluşmasının, Big Bang'in</FONT></FONT></FONT><FONT size=3><FONT color=#000000><B> (genişim evresinin)</B> diğer muhtemel sonuçları içinde kaçta kaç ihtimale sahip olduğunu tespit etmiştir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Penrose'un bulduğu böyle bir düzenin rastlantılarla oluşabilmesi ihtimali sadece 10üzeri123'de birdir. En büyük sayımızın 10üzeri15 olduğu göz önüne alınırsa bu sayının ne anlama geldiğini düşünmek bile zordur.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Matematikte 10üzeri123 şeklinde yazılan bir rakam, 10 sayısının yanına 123 tane sıfır gelmesiyle oluşur. Evrende mevcut atom sayısının toplamı olan 10üzeri78 'den bile büyüktür. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Matematikte 10üzeri50'de birden daha küçük olasılıklar sıfır ihtimal sayılır. 10üzeri123'de bir ise trilyar kere trilyar kere trilyar imkânsız anlamına gelir.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Prof. Penrose aklın sınırlarını çok aşan bu sayı hakkında şu yorumu yapar:<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Bu sayı, yani 10üzeri123'de bir ihtimal, Yaratıcının amacının ne kadar keskin ve belirgin olduğunu bize göstermektedir. Bu gerçekten olağanüstü bir sayıdır. Bir kimse bunu doğal sayılar şeklinde bile yazmayı başaramaz. Bunu başarması için 10 rakamının yanına 123 tane sıfır koyması gerekecektir. Eğer evrendeki tüm protonların ve nötronların üzerine ardışık birer sayı yazsak bile, yine de bu sayıyı yazmaktan çok, çok geride kalınacaktır.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu hesaplamadan kolaylıkla anlaşılacağı gibi evrendeki kusursuz düzen rastlantılar sonucu oluşamaz. Çünkü bu oluşum çok detaylı ve ince hesaplarla ortaya konulan kusursuz düzenlerin bütünsel sonucudur. Gerçekten de, maddesel evreni düzenleyen değişkenlerdeki en küçük farklılıklar dahi tüm evreni bozmaya yetecek, canlılığın varlığını ve devamını imkânsız kılacaktır. Böylesi hassas ve kusursuz bir düzen rastlantılarla gelişmiş ve bugünkü halini almış olamayacağı kesindir. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Prof. Stephen W. Hawking evrendeki kusursuz düzen için şunları söylemektedir:<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Neden evren zamanın bir ucunda, geçmiş diye adlandırdığımız bir ucunda yüksek bir düzen içinde olmalıdır? Neden bütün zamanlar boyunca tamamen bir düzensizlik içinde değildir? Düzensizlik içinde olması çok daha mümkün görülebilir. Ve neden düzensizliğin arttığı zamanın yönü, evrenin genişleme yönü ile aynıdır? <o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bir muhtemel görüş, Yaratıcının evrenin genişleme evresi için başlangıcında yumuşak ve düzenli bir durum seçmiş olmasıdır. Neden böyle olduğunu anlamaya çalışmamalıyız veya nedenlerini sormamalıyız. Çünkü evren Yaratıcı&#8217;nın yaratması ile başlamıştır. Aslında evrenin bütün tarihinin Yaratıcı tarafından yaratıldığı söylenebilir. Görülmektedir ki, evren çok düzenli, belirlenmiş kanunlara göre gelişmektedir.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Prof. Stephen Hawking Zamanın Kısa Tarihi isimli kitabında evrendeki dengelerin aslında kavrayabildiğimizden çok daha ince hesaplar ve dengeler üzerine kurulduğunu belirtir. <o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Hawking evrenin genişleme hızıyla ilgili şunları söyler:<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Evrenin genişleme hızı o kadar kritik bir noktadadır ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;</SPAN></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold">Prof. Stephen Hawking bu fikrinde yalnız değildir.<o:p></o:p></SPAN></FONT></FONT></FONT></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evrenin oluşumundaki hassas dengeler konusunda ünlü fizik profesörü Davies şöyle demektedir:<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Hesaplamalar, evrenin genişleme hızının çok kritik bir noktada seyrettiğini göstermektedir. Eğer evren biraz daha yavaş genişlese çekim gücü nedeniyle içine çökecek, biraz daha hızlı genişlese kozmik materyal tamamen dağılıp gidecekti. Bu iki felaket arasındaki dengenin ne kadar iyi hesaplanmış olduğu sorusunun cevabı çok ilginçtir. Eğer patlama hızı gerçek hızından sadece milyar kere milyarda bir oranda farklılaşmış olsaydı, bu gerekli dengeyi yok etmeye yetecekti. Bu nedenle Big Bang herhangi bir patlama değil, her yönüyle çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş bir oluşum olmalıdır.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Paul Davies de bu akıl almaz incelikteki denge ve hesaplardan varılması gereken kaçınılmaz sonucu şöyle açıklar:<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının, çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur. Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal denklemler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt -8.5pt; TEXT-ALIGN: justify"><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evren </FONT></FONT></SPAN><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-family: Arial">hayranlık</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"> ve şaşkınlıkla izlediğimiz hassas tasarımının kesinliğinde yaratılmış olmasaydı hiç bir canlı var olamayacak, canlılığını devam ettiremeyecekti. <SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN><o:p></o:p></SPAN></FONT></FONT></FONT></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Koyu bir meteryalist olarak bilinen Sir Fred Hoyle'un sözleri son derece ilginçtir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT color=#000000><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam tersi bir etkiyle maddeleri birbiriyle birleştirerek galaksileri oluşturacak hâle getirmiştir.</B></FONT><FONT size=3> </FONT><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Big Bang&#8217;in bir patlama olmadığı konusunda pek çok bilim insanı hemfikirdir. Tersinim teorisi bu görüşleri dikkate almış Big Bang&#8217;i genişim evresi olarak tanımlamıştır.<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Aynı gerçek karşısında Amerikalı Astronomi Profesörü George Greenstein da, The Symbiotic Universe adlı kitabında şöyle yazar:<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Kanıtları inceledikçe, ısrarla önemli bir gerçekle karşı karşıya geliriz. Oluşumda bir doğaüstü akıl ve bu aklın yönlendirdiği bir irade devreye girmiş olmalıdır.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-weight: bold">Bütün bu bilim insanlarının tersinim teorisinin temellerinden olan varoluşta genişim süreci varsayımımızla aynı görüşte olmaları bize kıvanç vermekte, teorimizin doğruluğu konusundaki güvenimizi artırmaktadır.<o:p></o:p></SPAN></FONT></FONT></FONT></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><o:p><FONT color=#000000 size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><FONT color=#000000><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Hüdai ÇAKMAK<o:p></o:p></FONT></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'; mso-bidi-font-size: 12.0pt"><FONT size=3><FONT color=#000000>Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><o:p><FONT color=#000000 size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P></SPAN>&nbsp;</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:16:41 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=871&amp;PID=14665#14665</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>TERSİNİM TEORİSİ</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=869&amp;PID=14664#14664</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=322" rel="nofollow">Hüdai ÇAKMAK</a><br /><strong>Konu:</strong> TERSİNİM TEORİSİ<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20 Temmuz 2010 Saat 16:29<br /><br /><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>EVRİM KONUSUNDA CHARLES DARWİN&#8217;İN ŞÜPHELERİ<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evrim teorisi genelde akıl, mantık ve bilim dışı bir teoridir ve pek çok bilimsel bulgularla (kendi temel ve mekanizmalarıyla da) çelişir ve teorinin kurucusu Charles Darwin&#8217;de bunun farkındadır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin kalan ömrü boyunca ortaya koyduğu evrim teorisinin gerçekliği yönünden şüpheler içinde bocalayıp durmuştur. Bu bocalama evrim teorisi müsveddelerinin uzun zaman (yaklaşık ondört yıl) bir sandıkta saklı durmasına neden olmuştur.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>1858 yılına gelindiğinde Darwin, Alfred Russel Wallace&#8217;in ufak farklılıklarla evrim teorisine benzeyen bir teori yayımlamak üzere olduğu duyumunu almasaydı muhtemel ki daha uzun yıllar sandıkta duracaktı. Bir bakıma evrim teorisinin ortaya çıkma nedeni bir başkasına kaptırılma korkusu olmalıdır.<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin korkularını ve endişelerini bir kenara koyarak on dört yıl sonrada olsa teorisini yayınlamaya cesaret edebillmiştir ama şüpheli bocalayışları devam edip gitmiştir. Türlerin Kökeni kitabındaki ifadeleri bu bocalayışın boyutunu kolayca ifade eder. Aynı zamanda bu ifadeler Darwin&#8217;in uzun yıllar gözlemlediği yaşamdaki yaratılış harikalıklarından nasıl etkilendiğinin açık kanıtlarıdır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin Türlerin Kökeni isimli yapıtında kendine şu soruları sormaktan alamamıştır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-&#8230;Birincisi türler başka türlerden belli belirsiz aşamalardan geçerek türediyse neden her yerde sayısız geçişsel biçimlere </B><SPAN style="mso-bidi-font-weight: bold">(ara formatlara)</SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal"> rastlamıyoruz?<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu gün gördüğümüz türler yerine doğada neden biçimlerin karmaşıklığı ile karşılaşmıyoruz?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İkincisi; örneğin yapısı ve alışkanlıkları bakımından yarasa olan bir hayvan, çok farklı yapısı ve alışkanlıkları olan başka bir hayvanın değişiklik geçirmesiyle oluşabilir mi?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Doğal seçmenin bir yandan zürafanın kuyruğu gibi sinek kovmaya yarayan pek az önemli bir organ ve öte yandan göz gibi şaşılası bir organ türetebileceğine inanabilir miyiz?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Üçüncüsü içgüdüler doğal seçmeyle kazanılabilir ve değişikliğe uğratılabilir mi?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Arıyı büyük matematikçilerin buluşlarını çok önceden uyguladığı petek gözlerini yapmaya yönelten içgüdü için ne diyeceğiz?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Dördüncüsü, birbirleriyle çaprazlanan türlerin kısırlığını ve kısır döller vermelerini oysa birbirleriyle çaprazlanan çeşitlerin döl verimlerinin bozulmadan kalmasını nasıl açıklayacağız?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<o:p></o:p></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bununla birlikte bu gün doğada sayısız geçişsel biçimin hiç bir yerde ortaya çıkmamasının ana nedeni yeni çeşitlerin hiç durmadan ata biçimlerinin yerini almasına yol açan doğal seçim sürecinin kendisidir. Ama özellikle bu yok etme süreci olağanüstü etkili olduğu için eskiden var olmuş ara çeşitlerin sayısı da gerçekten pek büyük olmak gerekir. <o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Öyleyse yerbilimsel oluşumlar ve bütün tabakalar geçişsel biçimlerle neden tıka basa dolu değildir?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yerbilim organik yaratıkların böylesine kopuksuz zincirini asla gün yüzüne çıkarmamıştır. Ve bu belki doğal seçme teorisine karşı çıkarılabilecek en açık ve en zorlu aykırılıktır. Bence bunun yanıtı yerbilimsel belgelerin aşırı eksikliğinde saklıdır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8230;..Ama bu teoriye göre sayısız geçişsel biçimler (ara formatlar) olmak gerektiğine göre onlara yer kabuğuna gömülmüş olarak neden çok sayıda rastlamıyoruz?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<o:p></o:p></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8230;&#8230;Peki ama geçit bölgelerinde yaşam koşullarının geçiştiği yerlerde neden birbirine yakın geçişsel çeşitlere (ara formlara) rastlamıyoruz?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<o:p></o:p></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8230;Ama doğadaki türlü organik varlıklarda gördüğümüz sayısız karmaşık yapı uyarlamalarının düpedüz böyle bir etkiye </FONT></FONT></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>(doğal seleksiyona)<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> yorulamayacağına güvenle karar verebiliriz.<o:p></o:p></B></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<o:p></o:p></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bundan başka en farklı iklimlerde yaşasalar bile türlerin arı kalmasının ya da hiç değişmemesinin pek çok örmeğini her doğa bilgini bilir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<o:p></o:p></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8230;Bu bölümde verilmiş olguların teorimi büyük ölçüde desteklediğini öne sürmüyorum ama anılan güçlüklerden hiç birinin teorimi geçersiz kılmadığı kanısında olduğumu söylüyorum.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin yaşamın basite indirgenemez kompleks sistemlerinin en belirgin ve harika yapılarından olan göz ve tavus kuşunun tüyleri ile ilgili şunları söylemektedir.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Gözü düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu. Ama kendimi zamanla bu probleme alıştırdım. Şimdilerde ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız ediyor. Örneğin bir tavus kuşunun tüylerini görmek beni neredeyse hasta ediyor.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Darwin'in canlılardaki kusursuz tasarımları gördüğünde hissettiklerini anlatan sözlerinden bazıları şöyledir:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Bu mükemmel evreni, özellikle de insanın doğasını izlemekten mutlu olamıyorum. Her şeye dizayn edilmiş kanunların bir sonucu olarak bakmaya eğilimliyim. Ve bütün bu kanunlar açıkça her şeyi bilen, gelecekteki tüm olayları ve sonuçları gören bir Yaratıcı tarafından dizayn edilmiştir. Ama daha fazla düşündükçe daha fazla kafam karışıyor.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Tamamen ümitsiz bir karmaşanın içinde olduğumun bilincindeyim. Gördüğümüz dünyanın bir şans eseri olduğunu düşünemiyorum. Ama aynı zamanda her ayrı parçaya da bir dizaynın (planlamanın) sonucu olarak bakamıyorum.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Her sınıftaki hayvanla ilgili birçok şaşırtıcı ve ilginç örnekler verebilirim. Bunların sayısı o kadar çok ki şans eseri olmaları mümkün değil.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Ayrıca Darwin, ortaya attığı teorinin yanlışlığını ve temelsizliğini de fark etmiş ve şöyle yazmıştı:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Okur Türlerin Kökeni isimli yapıtımın bu bölümüne varmadan önce bir yığın güçlükle karşılaşmış olacaktır. Bunların bazıları bugüne dek üzerlerinde belirli bir ölçüde duraksamadan düşünemediğim kadar çetindir.<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<o:p></o:p></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8230;..</FONT></FONT><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><FONT size=3>Böyle ani değişimler her şeyden önce embriyoloji ile uyuşmamaktadır.<o:p></o:p></FONT></B></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yine Darwin yakın dostu Asa Gray'a yazdığı bir mektupta:<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-Oldukça iyi biliyorum ki spekülasyonlarım meşru bilimin sınırlarının oldukça ilerisine uzanmıştır</B></FONT></FONT><FONT size=3> diyerek teorisini bilim dışı bir spekülâsyon olarak değerlendirmişti.<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Evrim teorisinin en büyük iddialarından birisi ve yanılgısı tamamen maddeye indirgeyerek canlı cansız tüm var oluşu doğa mekanizmalarının zaman içindeki rastlantısal ürünü saymasıdır. Saymasıdır ama Darwin bu konuda da şüpheler, tereddütler içinde bocalamakta, ümitsizliğin içinden ümit kırıntıları aramakta, Türlerin Kökeni kitabında şunları yazmaktadır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B style="mso-bidi-font-weight: normal">-&#8230;.Öyleyse hayvan ve bitkiler pek az ve pek yavaş da olsa değişiyorsa herhangi bir yararı olan değişimler ya da bireysel farklar doğal seçmeyle ya da en uygunların kalımıyla neden saklanıp biriktirilmesin?<o:p></o:p></B></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İnsan kendine yararlı değişimleri </FONT></FONT></SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3>(hayvanların evcilleştirilmesi kastediliyor)<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> sabırla seçebiliyorsa değişen ve karmaşık yaşam koşullarında canlı varlıkların kendilerine yararlı değişimler neden sık sık ortaya çıkmasın ve saklanmasın ya da seçilmesin? <o:p></o:p></B></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Her yaratığın yapısını, kuruluşunu ve alışkanlıklarını çağlardır şaşmadan sınayan, iyiyi kayıran ve kötüyü geri çeviren bu güç sınırlanabilir mi?<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><B style="mso-bidi-font-weight: normal"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Her canlı biçimi en karmaşık yaşam ilişkilerine yavaş yavaş ve çok güzel uyarlayan bu güç için bir sınır göremiyorum.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></B></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İddia teorinin temelini oluşturduğundan bundan sonraki varsayımlarda bu büyük iddianın uzantılarını oluşturmaktadır. Oluşturmaktadır ama çözüm için ortaya atılan her öneri teoriyi daha da karmaşıklaştırmış, içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Bu konuda söylenecek son söz bilimsel gelişimler kuşkuları konusunda Darwin&#8217;i haklı çıkardığıdır.<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Hüdai ÇAKMAK<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN></FONT></FONT><FONT size=3>Yazar<o:p></o:p></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT face="Arial Narrow"><FONT size=3><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı<o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><FONT size=3><FONT face="Arial Narrow"><SPAN style="mso-spacerun: yes">&nbsp; </SPAN><o:p></o:p></FONT></FONT></SPAN></P><P =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Arial Narrow','sans-serif'"><SPAN style="mso-spacerun: yes"><FONT face="Arial Narrow" size=3>&nbsp; </FONT></SPAN><o:p></o:p></SPAN></P>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 16:29:13 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=869&amp;PID=14664#14664</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14663#14663</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=322" rel="nofollow">Hüdai ÇAKMAK</a><br /><strong>Konu:</strong> MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20 Temmuz 2010 Saat 13:57<br /><br /><P>Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Keyfiniz bilir.</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 13:57:50 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14663#14663</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14662#14662</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=15" rel="nofollow">dogan</a><br /><strong>Konu:</strong> MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20 Temmuz 2010 Saat 13:17<br /><br />yunus "Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm" <br />diyerek <br />mevlanaya 6 ciltlik eserine, tek cümlede cevap vermiş<br /><br />senin okumadığım 8 ciltlik eserinin özetine, ben çok bile yazdım<br />bilseydim bunlarıda yazmazdım<br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 13:17:33 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14662#14662</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14661#14661</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=322" rel="nofollow">Hüdai ÇAKMAK</a><br /><strong>Konu:</strong> MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20 Temmuz 2010 Saat 12:41<br /><br /><P>Bu bir bakış meselesidir. Ne yazık ki kimi insanlar doğruluğuna inandıkları varsayımlara kırılmaz zincirlerle bağlıdır. Bu nedenle takındıkları at gözlüğünün farkına varamıyorlar. Bu, sonuçta at gözlüklerini atıp ufukları genişletme çabasıdır. Gerçeği bulduğumuzu iddia etmek çok büyük iddia olur. Bilimsel tarfsızlığa ve&nbsp;kurallarına uyma kaydıyla yapılan araştırmalarda gerçeği bulamasak bile yanlışlardan doğrular bulunabileceğinden çabalarımız boşa gitmez. Filançanın yanlışları bizim doğrularımız olabilir. Ayrıca tek cümlelik yorumlara cevap vermeyeceğimi bildiririm. Saygılar.&nbsp;</P><P>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hüdai ÇAKMAK</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 12:41:23 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14661#14661</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14660#14660</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=15" rel="nofollow">dogan</a><br /><strong>Konu:</strong> MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20 Temmuz 2010 Saat 11:16<br /><br /><br />teoriyi başka bir teoriyle düzeltmeniz nasıl oluyor bu..?<br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 11:16:47 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14660#14660</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?</title>
   <link>http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14659#14659</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yeniislam.com/member_profile.asp?PF=322" rel="nofollow">Hüdai ÇAKMAK</a><br /><strong>Konu:</strong> MADDEYE İNDİRGEME Mİ? BASİTE İNDİRGEME Mİ?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20 Temmuz 2010 Saat 10:02<br /><br /><P>Merhaba!</P><P>Her şey gibi bu bir nasip&nbsp;meselesi.. Yüze elli seneden beri tersinimi evrim gibi görmek için şaşılık, miyopluk bir yana insanın&nbsp;<U>ters bakışlı</U>&nbsp;olması gerekiyor. Ben bunu düzelttimse ne mutlu. Bazen doğrular yanlışların içinde olabilir. Saygılar.</P><DIV>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hüdai ÇAKMAK</DIV>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 10:02:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yeniislam.com/forum_posts.asp?TID=870&amp;PID=14659#14659</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>